Balıkesir Üniversitesi Öğretim Üyesi, Gazetemiz köşe yazarı Zafer Yalçın Balıkesir’deki kent içi ulaşımını masaya yatırdı. Kent içi ulaşımın geleceğinin planlamaya bağlı olduğunu belirten Zafer Yalçın, planlamada da sorunların iyi tespit edilmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Balıkesir’de özel araç sayısının gün geçtikçe arttığına dikkat çeken Zafer Yalçın, kent içi ulaşımındaki en büyük sorunun da özel araç sayısı olduğunu belirtti. Trafik sorunlarının çözümüne yönelik değerlendirmelerde de bulunan Zafer Yalçın, toplu taşıma ile sorunların çözülebileceği görüşünde olduğunu ifade etti.

SORUNLAR İYİ TESPİT EDİLMELİ

Akademisyen Zafer Yalçın ulaşım sorunu ve çözüm önerileri ile ilgili şunları söyledi:

“Balıkesir’de kent içi ulaşımın geleceği her şeyden önce bir planlama işidir. Planlama için sorunların gerçekçi bir şekilde tespit edilmesi ve kentin bu sorunları yanında gelişme yönlerinin de gerçekçi olarak ortaya konulması gerekir. Her şeyden önce kent içi ulaşım, kentin, kent planının omurgasını, arazi kullanım kararlarını birbirine bağlayan ağını oluşturmaktadır. Kent içi ulaşım, araçlar için değil insanlar için planlanmak zorundadır. Kent içi ulaşımı öncelikli olarak araçlar ve mal ve hizmet akışı için planladığınızda, kent insanlar için yaşanmaz hale geliyor. Sanırım, kent içi ulaşımı planlarken asıl çözülmesi gereken sorun da bu.

ULAŞIMDA BAŞ AKTÖR YAYA OLMALI

1950’li yıllardan bu yana uygulanan ulaşım politikaları, karayoluna göre daha ekonomik olan ulaşım sistemlerini (demiryolu, denizyolu) geri planda bırakmıştır. Bu herkes tarafından bilinen ve kabul edilen bir gerçektir. Ancak, bir başka gerçek, tüm ulaşım sistemlerinde baş aktörünün yaya olduğu gerçeğinin gözden kaçırılmasıdır.

ÖZEL OTOMOBİL SAYISI HER GEÇEN GÜN ARTIYOR

Kentlerde özel otomobil sahipliğinin ve kullanımının hızla gelişimi kaçınılmaz bir olgudur. Ancak bu durum kent içi ulaşımı planlarken araç öncelikli planlama anlamına gelmez. Çünkü insanların ulaşım gereksinimlerini karşılamak asıl amaç olup, bu amaçla toplu taşımaya öncelik ve ağırlık veren bir yaklaşımdan başka bir geçerli yol bulunmamaktadır. Kentlerin kısıtlı yol olanaklarını etkin biçimde kullanabilmesinin gereği de budur. Yani Balıkesir açısından işin özeti şudur; Balıkesir’de özel otomobil sahipliği giderek artmaktadır. Özel otomobil sahipliği arttıkça yollar yetersiz kalıyor, buna karşılık toplu taşımaya yönelik çözümler ise ne yazık ki göz ardı ediliyor. Balıkesir’de kent içi ulaşımın geleceğinin planlanmasında toplu taşımaya öncelik ve ağırlık vermek temel planlama önceliği olmak zorundadır.

PLANLAMADA FİZİKİ ŞARTLAR GÖZ ÖNÜNE ALINMALI

Balıkesir’de kent içi ulaşımın geleceğini planlarken öncelikli olarak Balıkesir’in mevcut fiziki şartlarını göz önünde bulundurmak zorundayız. Yeni yolların yapılması, mevcut yolların yeniden yapılandırılması, yeni kavşak ve alt-üst geçit yatırımlarını yaparken ve toplu taşıma alternatiflerini değerlendirirken Balıkesir’in mevcut fiziki yapısına göre hareket etmek zorundayız. Bunun yanında, gelecekte Balıkesir’in ekonomik ve sosyal yapısında meydana gelecek muhtemel değişimleri de göz önünde bulundurmak zorundayız. Örneğin, Balıkesir nüfusu önümüzdeki 5-10- 20- 50 yıl içinde ne kadar artabilir? Kent ekonomisinde hangi sektörler yükselir? Sanayi mi gelişir yoksa eğitim, sağlık ve turizm gibi hizmetler sektörü ağırlıklı bir ekonomik yapı gelişir? Ekonomik ve sosyal gelişmelere göre Balıkesir’in yapılaşması nereye doğru kayacak? Toplu taşımada otobüs, minibüs ve dolmuş taksilerle devam mı edeceğiz? Yoksa bunların yerine hafif raylı metro sistemini mi tercih edeceğiz?

ULAŞIMI YENİDEN TASARLAMALIYIZ

Balıkesir’de kent içi ulaşımla ilgili sorular çoğaltılabilir. Ancak ben yerimizin darlığı nedeniyle konuyu açıklamak bakımından bu soruların yeterli olduğunu düşünüyorum. Geçen hafta da belirtmiştim, son üç yıldır kent içindeki yeni kavşak düzenlemeleri trafiği rahatlatmak bir yana iyice işin içinden çıkılmaz hale getirdi.

Bunun sebebi ise insan odaklı değil tersine araç odaklı planlama yapmaktır. Yani Balıkesir’de kent içi ulaşımı planlarken öncelik özel araçlar değil, insanların rahatça ve kısa sürede ulaşımı olmalıdır. Bana göre gelecekte Balıkesir bugüne göre daha fazla büyüyecek. Hem sanayi gelişecek, hem de yeni eğitim, sağlık ve turizm yatırımları ile Balıkesir 5-10 yıl içinde ekonomik olarak daha cazip bir kent haline gelecek. Bunlar iyimser tahminmiş gibi görünebilir. Ama yanı başımızdaki büyük metropollerde giderek artan sanayi yoğunlaşması, beraberinde Balıkesir’i en akılcı alternatif haline getiriyor. Bunun yanında devam eden hastane, AVM ve eğitim yatırımlarını da dikkate aldığımızda kısa bir süre sonra özel otomobil sahipliğinin daha da artacağını, buna paralel olarak da kent içi ulaşımın daha fazla aksamaya başlayacağını, trafikte geçirilen sürenin daha da artacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. O takdirde bugünden kent içi ulaşımı radikal biçimde yeniden tasarlamalı ve planlamalıyız. Bu radikal değişimin çevreyi önceleyen bir özellik taşıması gerekir.

HAFİF RAYLI SİSTEM BAZI AKSLARDA DÜŞÜNÜLEBİLİR

Balıkesir’in kent içi ulaşımında kent nüfusunun yoğunlaştığı alanların coğrafi olarak düzlük olduğunu görüyoruz. Bahçelievler, Gündoğan, Paşaalanı gibi mahalleler, nüfusun giderek yoğunlaşmaya başladığı alanlar. Bu alanlarda yüz binden fazla insan yaşıyor. Diğer yandan ticaret ve sanayi faaliyetleri ise kenti ikiye ayıran Vasıf Çınar Caddesi ve onu izleyen Yeni İzmir Caddesidir. Bu anlamda kent içi ulaşımı planlarken Şehrin dört bir yanına dağılan, kuzey-güney aksında otogardan başlayan ve Bakım Okuluna kadar devam eden, doğu- batı aksında ise Adnan Menderes mahallesinin Edremit çıkışından başlayan ve Bahçelievler Mahallesinin en ucuna kadar devam eden bir hafif raylı sistem en uygun toplu taşıma alternatifi olarak düşünülebilir. Tabi bu hafif raylı sistemin kentin coğrafi özelliklerine uygun olarak tasarlanması gerektiğini en başında belirtmiştim. Hafif raylı toplu taşıma sisteminin etkin bir şekilde uygulanabilmesi için kentin göbeğindeki tren yükleme alanının mutlaka hafif raylı sistem alanına dönüştürülmesi gerekir. Dolayısıyla da kent içindeki tren yolunun hafif raylı sistemin ana aksını oluşturması bir zorunluluk haline geliyor. Tabi bu planlamayı yaparken saat başına yolcu talebinin ne kadar olacağı iyi hesap edilmeli ve yatırım planlaması ona göre yapılmalıdır. Saat başına yolcu talebi 5.000’in altında kaldığında yapılacak yatırım ekonomik olmaktan uzaklaşıyor ve kendi kendini finanse edemez duruma düşüyor.

TOPLU TAŞIMADA KÂR İKİNCİ PLANDA OLMALI

Yani demem o ki, toplu taşıma alternatifleri düşünülürken kar, ikinci planda olacak. Birinci planda Balıkesir’linin daha hızlı, konforlu ve ucuz bir şekilde ulaşımının sağlanması göz önünde bulundurulacaktır. Ancak kendi kendini finanse edemeyecek bir yatırım olursa, bu hem kamu kaynaklarını israf etmek hem de kent içi ulaşımı iyice içinden çıkılamaz derecede kötü hale getirecektir. Balıkesir’in düz yerleşim yerleri dışındaki nispeten daha engebeli ve nüfus yoğunluğunun daha fazla olduğu mahallelerde ise otobüs, minibüs ve dolmuş taksi seçenekleri, trafik yoğunluğunu dikkate alarak yeniden ele alınmalıdır.

TTM’NİN YENİDEN TASALANMASI GEREK

Gelecekte Balıkesir’de hem hafif raylı sistem toplu taşıma, hem de lastik tekerlekli toplu taşıma birlikte devam edecektir. Bu nedenle farklı özellikteki toplu taşıma sistemleri arasında mutlaka entegrasyon sağlanmalıdır. Bu entegrasyon, hem aktarma hem de ücretlendirme açılarından geçerli olmalıdır. Bu anlamda Toplu Taşıma Merkezinin (TTM) yeniden tasarlanması gereklidir.

YERLEŞİMİN DÜŞÜK OLDUĞU YERLERDE HAREKETLİLEK GETİRİLEBİLİR

Balıkesir’de özel otomobil kullanma düzeyinin artmasının en önemli sebebi, bazı mahalleler dışında yerleşim yoğunluğunun düşük olmasıdır. Örneğin, Adnan Menderes ve Kuva-yi Milliye Mahalleleri yerleşim alanı olarak geniş, fakat nüfus yoğunluğu olarak düşük yerleşim birimleridir. Dolayısıyla, toplu ulaşım daha çok Bahçelievler veya Sakarya ve Toygar gibi yüksek yoğunluklu mahallelerde daha verimli olmaktadır. Bu nedenle, yeni ve düşük yoğunluklu yerleşim birimlerinde biraz daha fazla nüfus yoğunlaşmasına gidilmesi, Balıkesir’in yerleşim yeri açısından daha fazla genişlemesine izin verilmemesi gerekir.

KENT MERKEZİNE ÖZEL ARAÇ SINIRLANDIRILMASI GETİRİLEBİLİR

Balıkesir’in kent merkezine mümkün olduğunca özel otomobil girişini sınırlamak gerekiyor. Dünyanın her yerinde kent merkezleri insanları alış veriş, kültür ve eğlence için çekmeye çalışır. Bu nedenle de kent merkezlerine özel otomobil girişi sınırlandırılır. Burada önemli olan kent merkezine gelecek insanların huzurunu ve güvenliğini sağlayabilmektir. Bu nedenle çarşıyı daha fazla çekici hale getirmek için; Yol üstü otoparkların azaltılması, hatta kaldırılması, Toplu ulaşım ve bisiklet gibi çevre dostu ulaşım türleri hariç kent merkezinden geçen transit taşıt trafiğinin engellenmesi, Kent merkezine otomobil girişinin yasaklanması planlanmalıdır. Bu nedenle toplu ulaşım sistemleri ile kent merkezlerine ulaşım sağlanmalı, otomobil ile erişim yasaklanmalı veya zorlaştırılmalıdır.

YAYALAŞTIRMA TİCARETİ ARTIRIR

Yayalaştırma sonrası merkezi alanlarda, inanılanın aksine, ticari faaliyetlerin arttığı saptanmıştır. Deneyimler toplu ulaşım ile beslenen yaya dostu alanlarda iş hacminin patladığını göstermiştir. Milli Kuvvetler Caddesi buna en bariz örnektir. Milli Kuvvetler Caddesi, kısmi olarak yayalaştırıldıktan sonra yaya yoğunluğu azalmadı, tersine arttı. Cumartesi ve pazar günleri, çarşı merkezinde görülen yoğunluk, yayalaştırmanın zorunlu olduğunu bize göstermektedir.

OTOPARK UYGULAMALARI TRAFİK TIKANIKLIĞINI ARTIRDI

Balıkesir’de çarşı merkezindeki ve merkeze yakın yerlerdeki cadde ve sokaklardaki otopark uygulamaları, ne yazık ki, trafik tıkanıklığını iyice arttırdı. Eğer, cadde ve sokaklarda özel otoların park yapması yasaklanır ya da zorlaştırılırsa, bu durumda sürücülerin çarşı merkezine özel otomobilleriyle gelmeleri konusunda ciddi bir caydırıcı etki olacaktır. Ancak bunu yaparken de toplu taşımayı hızlı, ucuz ve konforlu hale getirmek gerekiyor. Toplu taşımayı hızlı, ucuz ve daha konforlu hale getirmeden çarşı içine özel otomobille girişi yasaklamak ya da zorlaştırmak, vatandaşın yaşamını iyice zorlaştıracaktır.

TOPLU TAŞIMA ARAÇLARINA ŞERİT TAHSİSİ YAPILABİLİR

Kent içi ulaşımla ilgili yapılan bilimsel çalışmalarda toplu ulaşım araçlarının aynı adette yolcuyu taşımak için çok daha az yol mekânına gereksinim duyduğunu göstermektedir. Kaba bir yaklaşımla, yolağının % 80’ini işgal eden otomobiller, yolculukların % 20’sine cevap verirken, yolağının % 20’sini işgal eden toplu ulaşım araçları, yolculukların % 80’ini taşımaktadırlar. Bu orana bakılınca başarılı bir karayolu toplu ulaşım sistemi yaratmanın düşük maliyetli ve verimli bir yöntem olduğu, toplu ulaşım araçlarına tahsis edilmiş şeritler veya yollar olduğu görülmektedir. Dolayısıyla, Balıkesir’de toplu ulaşımın yaygınlaşması, daha ucuz ve daha hızlı olması için mutlaka toplu ulaşım araçlarına yollarda şerit tahsisi yapılmalıdır.

BALKART YÜKLEME NOKTALARI ARTIRILMALI

Şehir içi ulaşımda Balkart uygulaması son derece yerinde bir uygulama, ancak vatandaşların kartlarına dolum yapacakları merkezlerin az oluşu, insanların mağduriyetine sebep oluyor. Balkart dolumlarının mümkün olduğunca yaygınlaştırılması gerekiyor.

KAVŞAK VE KÖPRÜ DÜZENLEMELERİ GÖZDEN GEÇİRİLMELİ

Son üç yılda yapılan kavşak ve köprü düzenlemeleri tekrar gözden geçirilmelidir. Özellikle, yeni yapılan Eski Doğumevi kavşağındaki Koca Seyit Köprüsü ile Gençlik ve Spor merkezi Kavşağı derhal yerine daha etkili bir düzenleme ile değiştirilmelidir.

MERKEZE YAKIN OTOPARKLAR OLUŞTURULMALI

Park et- bin uygulaması ile çarşı merkezine en fazla 1-2 km mesafelerde otoparklar yaparak özel otomobillerin buralara park etmesi sağlanmalı, Park et- bin otoparklarından çarşı merkezlerine çok hızlı ve ucuz toplu ulaşım imkânı sağlanmalıdır.

ULAŞIMI YENİDEN TASARLAMALIYIZ

Sonuç olarak, Balıkesir’i gelecekte daha yaşanabilir, zengin ve mutlu bir kent yapmak istiyorsak, işe Balıkesir’in kent içi ulaşımını yeniden tasarlayarak başlamak zorundayız.”