Balıkesir Hayvancılık Kooperatifleri Bölge Birliği ve Büyükşehir Belediyesi’nin kuruluşu olan Balıkesir Tarım Ürünleri A.Ş. (BATAŞ) Yönetim Kurulu Üyesi Faruk Özen hayvancılığın gelişmesi ve yöresel lezzetlerin herkese ulaşması için projelere imza atmaya hazırlandıklarını bildirdi.

POLİTİKA’ya açıklamalarda bulunan BATAŞ Yönetim Kurulu Üyesi Faruk Özen damızlık koyun üretim merkeziyle küçükbaş üreticilerine hizmet edeceklerini belirterek, geleneksel üretilen yöresel lezzetleri markalaştırılıp, pazarlanması konusunda da köydeki kadınlara destek vereceklerini söyledi.

BATAŞ HAL BİNALARINI İŞLETİYOR

BATAŞ Yönetim Kurulu Üyesi Faruk Özen ilk olarak damızlık koyun üretim merkezi ile ilgili şunları söyledi:

“Belediye kuruluşumuz Balıkesir Tarım Ürünleri A.Ş ile önemli bir projeye imza atmaya hazırlanıyoruz. Bilindiği gibi Zekai Başkan Şubat ayı sonunda 2018’de yapılacak olan belediye hizmetlerinin basına tanıtımında konu başlıklarından bir tanesi de BATAŞ’ın yapacağı hizmetlerle alakalıydı. BATAŞ öncelikle Balıkesir ve Bandırma Hal binalarını işletiyor. Zekai Başkan göreve gelir gelmez oralarda yüksek olan kira ücretleri kendisine geldiğinde, yüzde 33’lük bir indirimle işe başlanıldı. Tabi ki iki halin işletilmesi BATAŞ’a verilmiş. Ancak bu şirketin asli görevi hal işletmekten ziyade Zekai Başkanın bu konudaki asıl fikri belediyenin Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı ile beraber BATAŞ belediyenin çiftçiye dokunan eli, bakan yüzü olacak.

GENO TİP İLE KALİTELİ GENETİK ÇALIŞMASI YAPILACAK

Zekai Kafaoğlu başkanımızın talimatı doğrultusunda bununla ilgili çalışmalar yapılıyor. Biz de yönetim kurulu olarak bu şirket eliyle çiftçiye nasıl bir hizmet üretebiliriz dediğimizde; öncelikle küçükbaş hayvancılıkta bir sorun görünüyor. Zaten kırmızı etteki sıkıntının kaynağı küçükbaş hayvancılığının daha hızlı terk edilen bir sektör ve verim kayıplarının çok olduğu bir sektör olarak karşımıza çıkıyor. Şirketimiz bünyesinde damızlık koyun üretim merkezi kuralım, burada da geno tip ile ilgili kaliteli bir genetik çalışması da yaparak, kaliteli ırkları çiftçimize damızlık olarak verelim istedik.

SÜRÜLERDE KOÇ KALİTESİNDE SIKINTI VAR

Ki onların da sürü kalitesi yükselsin istedik. Öncelikle koç kalitesinde bir sıkıntı var. Sürü sahipleri koçlarını sık sık değiştirmek durumundalar, en azından 2 yılda bir değiştirmek zorundalar. Üçüncü yıla sarkmaması lazım ama görüyoruz 5 yıl, 7 yıl aynı koçu aynı sürüde kullanıyorlar. Bu da sürü içindeki akrabalık ilişkisini artırıyor ve sürüde verim kaybı oluşuyor. Bu koçların tazelenmesi, yenilenmesi gerekiyor. O zaman her bir kuzuda en az 1 kilogram et artışı olsa, Balıkesir’de yanılmıyorsam 2 milyonun üzerinde küçükbaş hayvan varlığı var. Bu da 2 bin ton et demektir. Böyle olunca da ciddi rakamlar ortayı çıkıyor.

2-3 AY İÇİNDE ÜRETİME BAŞLAYACAĞIZ

Çiftlik için gerekli arsa tahsisleri yapıldı, şu anda mevzuat ve altyapı çalışmaları devam ediyor. Belediyenin meclisinden ve encümeninden geçti ve yer tahsisi yapıldı. Önümüzdeki 2-3 ay içinde tesisi hayvan pazarının olduğu bölgede kurup anaç hayvanları temin edip, orada öncelikle üretime başlayacağız. Akabinde de önümüzdeki yıllarda çiftçimize küçükbaş hayvancılık yapan, ama sürü sayısı az olanlara talepler doğrultusunda belli kurallara bağlı hem dişi damızlık hem de koç damızlık olarak temin edeceğiz.

5-7 BİN LİRAYA KOÇ SATILIYOR

Bunu çiftçilerimize anlattığımızda gerçekten bunu duymaktan çok memnun olduklarını söylediler. Çünkü bunu yapan kurum ve kuruluşlar bölgemizde 1-2 tane var. Bu kurumlar açık artırmayla sattıkları için insanlara çok pahalıya mal oluyor. Bir koçun 5 ila 7 bin liraya çıktığı oluyor açık artırmada. İnsanlar da hızını alamıyorlar, illaki o hayvana sahip olacağım diyorlar. Biz o tesisi açtığımızda ilk önce Balıkesir ölçeğinde insanların böyle fahiş fiyatlarla koç temininden uzaklaşmasını sağlamış olacağız.”

YÖRESEL LEZZETLER TANINMIYOR

Köylerdeki geleneksel lezzetleri de tespit ederek bunları gerek Balıkesir’de gerekse Türkiye genelinde tanıtmak için çalışmaların sürdüğünü belirten Faruk Özen şunları kaydetti:

“BATAŞ’ın heyecan verece ikinci projesi de unutulmaya yüz tutmuş lezzetlerimizle ilgili. Bugün köylerde kadınlarımızın geleneksel ürettikleri ürünler var. Eskiden kalan, el yapımı, yöresel lezzetlerin herkes farkındalar. Ama bunların ticari değeri yok. Mesela İvrindi ilçemizde süt reçeli yapan bir ablamız bu ürünü İvrindi pazarına çıkardığında ekonomik değeri çok farklı, ama o ürün Balıkesir’deki pazara gelse daha değerli olacak. Hatta bunu İstanbul pazarına taşısak daha da değerli olacak. Bunun yanında Manyas’ta makarna üreten bir ablamız, çeşit çeşit makarna yapıyor. Bunları Manyas’ta pazarlaması başka, büyükşehirlerde pazarlaması başkadır. Burhaniye’nin bir köyünde domates salçasına sertifika almış, kendilerine göre izin de almaya çalışmışlar veya almışlar.

SATIN ALMA GARANTİSİ VERECEĞİZ
Şimdi biz BATAŞ olarak kendimize bir depo temin ediyoruz. İlçelerimizde şu anda arkadaşlar sahada çalışıyorlar. Bana her gün birkaç köyden rapor getiriyorlar. Mesela bir köy var turşu üzerine çok kaliteli turşu yapıyorlar. Biz bunlara diyoruz ki; siz bunu üretin, biz size satın alma garantisi veriyoruz diyoruz. Siz de bize ne kadar üreteceğinizin garantisini verir misiniz diye soruyoruz. Onlar da siz yeter ki satın alma garantisini verin biz üretiriz diyorlar. Böyle olunca orada başta kadınlar olmak üzere bir grup el birliğiyle, iş birliğiyle çalışmış oluyorlar.

BATAŞ ADI ALTINDA LEZZETLER MARKALAŞACAK

Biz BATAŞ olarak bunların gıda yönetmeliklerine göre izin alınması, BATAŞ adı altında markalaştırıp satışını gerçekleştirmek istiyoruz. Bununla ilgili olarak da öncelikle şehir merkezinde yöresel lezzetler mağazası adı altında, tamamı BATAŞ etiketiyle pazarlamak istiyoruz. Bu konuyu ayrıca zincir marketlerle de görüştük, onlar da memnuniyetle satacaklarını söylediler. Zincir marketlerde stant kurarak Balıkesir’in yöresel lezzetleri adı altında sadece Balıkesir’de değil, bunu diğer illerde de satmak istiyoruz.

LEZZETLERİ TESPİT ETMEYE DEVAM EDİYORUZ

Bu çalışma da bizi çok heyecanlandırdı. Bu köylerdeki kadınlar için önemli. Orada oturdukları yerde, kendi evlerinde ya da bizim onlara tefrişatında yardımcı olacağımız küçük atölyelerde bu işleri yapacaklar. Hem aile ekonomilerine katkı sağlayacaklar hem de bazı lezzetleri unutturmayacaklar, yeni nesillere taşıyacaklar. O kadar çok ürün var ki bize gelen listelerde, bizim bile bu daha devam ediyor mu dediğimiz konular var. İşte balından reçeline kadar, hamur işinden turşusuna kadar hemen hemen tüm gıda ürünlerinde Balıkesir’in 20 ilçesinde hangi köyde ne varsa, ne meşhursa biz bunları tespit ediyoruz.”