POLİTİKA

DOĞU AKDENİZ KIBRIS GÖZLEMLERİM

DOĞU AKDENİZ KIBRIS GÖZLEMLERİM
ERGÜN AYDOĞAN
ERGÜN AYDOĞAN( ergun.aydogan@yahoo.com.tr )
450 defa
24 Eylül 2019 - 11:25

Tabi ki KKTC-Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti…
Çocukluğumuz Kıbrıs Beşparmak dağlarına yapılan askeri çıkarma haberleri, savaş türküleri, karartmalar ile geçti. Ecevit’in miğferli fotoğrafları… Denktaş’ın amansız Kıbrıs müzakereleri… İktidarlar değişse de, gelgitler yaşansa da Kıbrıs’ın milli politikamızın değişmez bir parçası olduğu gerçeğini hep yaşadık.
Rumların aksine Kofi Annan planını kabul eden Kıbrıs-Türk tarafı ‘Mavi Vatan’ anlayışı ile bu saatten sonra, bu raddeye geldikten sonra Annan planı zamanında düşünülen çözüme çok uzaktayız diyor Başbakan Ersin Tatar.
Doğu Akdeniz Kıbrıs zengin hidrokarbon-petrol-gaz rezervleri ile başta ABD ve bütün emperyal dünya devletlerinin gündeminde.
Kıbrıs’a gideceğimi duyanlar ilk kez gideceğime inanamadı. Gittiğimde oradaki dostlarda ilk defa geldiğimi duyunca onlarda da hafif bir şaşkınlık duygusunu hissettik; demek ki şimdiye kadar gidilmesi gerekiyormuş. Aynı günlerde KKTC Başbakanı Ersin Tatar’da ilk kez Türkiye ziyareti yaptı…
Ankara’dan kalkan uçak deniz üzerinden karaya, Ercan havaalanına yaklaştığında Anadolu bozkırını andıran kurumaya başlayan otlar, hayvan çiftlikleri üzerinden, orta ölçekli havaalanına indiğimizde etkili bir sıcak havayı hemen hissediyorsunuz. Hemen kendimizi bekleyen aracımıza atıyoruz. Bilinen ilk şaşırtıcı fark direksiyonun-şoförün sağda olması, bizim alıştığımız şekliyle sola-şoförün yerine yolcu olarak oturuyoruz.
Dağların arasından ara yoldan Girne’ye gitmek üzere yola koyuluyoruz. Yolda Balıkesir tabelası dikkatimizi çekince hemen durup tabela önünde fotoğraf çektirmemek olmazdı. Yolculuk anında alışkanlık gereği karşıdan-soldan gelen araçların üzerinize geldiğini düşünüyorsunuz.
Çokta uzun olmayan bir yolculuktan sonra hedefimiz Girne’ye ulaşıyoruz; doğal olarak biraz sıcak dışarıda pek durulmuyor. Görüşmelerimizi yapıyoruz…
Ertesi gün bir dönem Türkiye’de bankacılık sektöründe görev yapan, Kıbrıs’a döndüğünde bürokraside üst düzey görevler üstlenen kendisini Kıbrıs sevdalısı, Anavatan sevdalısı, yurtsever olarak tanımlayan dostumuz Kaan Aytaçoğlu bize zengin bir Kıbrıs gezisi yaptırıyor.
M.Ö. 10.yüz yıla dayanan lüzinyanlar ile Venedikliler tarafından geliştirilen tarihi Girne Limanı, tarihi kaleyi geziyoruz. Limanın etrafı balıkçı restoran ve kafelerle sıralı.
Barış Harekatının başladığı yer çıkarma plajı; Karaoğlan Şehitliği, çıkarma sırasında şehit düşen Albay Halil İbrahim Karaoğlanoğlu ve Türkiye’nin her bir köşesinden KKTC’yi vatan yapmak için şehit düşen askerlerimizi yad ettik, dualar okuduk.
Anavatandan Yavru Vatana can veren Geçitköy de yapılan 65 metre yüksekliğe sahip su ve sulama ihtiyacını karşılayan baraj soydaşlarımızın guru kaynağı.
Girne’den Çatalköy istikameti doğu sahil yolundan Tatlısı bölgesine doğru, Bahçeli bölgesinde denizin hemen üstündeki bölgede İskandinav ülke vatandaşlarının çok sayıda konut sahibi olduğu bilgisini aldık. Sahil kenarında Tatlısı bölgesine gelecekte yat limanı projesi planlanmış.
Tatlısı bölgesinden dağı aşarak Geçitkale bölgesine oradan iskele bölgesine geçiyoruz. Burada gerek Yahudilerin (Afik Grup) gerekse yerli yatırımcıların devam eden çok sayıda inşaat yatırımları var.
Bafra turistik tatil bölgesinde TFF Başkanı Nihat Özdemir ve başka büyük gruplara ait çok sayıda büyük oteller var. Aynı bölgede arazi tahsisleri yapılmış, yatırım izinleri alınmış çok sayıda proje var.
KKTC’nin tanınmamasından kaynaklı yalnızlığını hissediyorsunuz. Şimdiye kadar uluslararası ciddi bir yatırım yapılmamış. Uluslararası banka ve finans kuruluşları yatırımcıya doğrudan kredi vermiyor. Dünyanın her tarafında görülen küresel zincir markaların hiçbiri yok.
Bunun yanında İskandinav ülkelerinin, Yahudilerin ve İngilizlerin özellikle sahil bandında inşaatları biten veya devam eden villa tarzı yazlıkları satın aldığını görmek, geleceğe yatırım yapıldığını, gelecekte önemli gelişmelerin olacağını bugünden hissediyorsunuz.
Kıbrıs Türk tarafının yalnızlığı derken, Rum tarafının Kuzey tarafı ile ilgili sahiplik duygusunu diri tutmak için kağıt üzerinde de olsa her seçimde Girne milletvekili seçtiğini. Son günlerin sıcak konusu haline gelen kapalı bölge Maraş’ı temsilen her seçimde belediye başkanı seçtiğini duymak, Rum tarafının uzun vadeli sahiplik düşüncesinden vazgeçmediğini görmek, zaman zaman tavizkar siyaset izlemek isteyenlerin bu anlayışlarını gözden geçirmeli, buna göre pozisyon almalıdırlar.
Emperyalist devletlerin yüzlerce yıldır Kıbrıs üzerinde stratejiler belirlerken, bizdeki-Kıbrıs’taki siyasi kadroların ‘bu dava’ daha fazla uzamasın, kabak! tadı verdi, çözelim-verelim gitsin tavrına girmesi, kamuoyunda böyle bir anlayışa yol açması son derece yanlıştır.
Doğu Akdeniz Kıbrıs’ın zengin hidrokarbon-petrol-gaz rezervleri, enerji tröstleri ve emperyal devletlerin mücadele merkezi olacağı-olduğu görülüyorsa; çok daha dikkatli hassas politikalar belirlemek gerekmektedir..

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Tüm hakları saklıdır. Haber, resim, röportaj gibi her türlü içeriğinin tüm telif hakları politikam.com’a aittir. politikam.com İHA / İHLAS HABER AJANSI üyesidir.