POLİTİKA

CHP’DE AMCALARA DEDELERE DEĞİL GENÇLERE İHTİYAÇ VAR

CHP’DE AMCALARA DEDELERE DEĞİL GENÇLERE İHTİYAÇ VAR
Tarık Sürmelioğlu
Tarık Sürmelioğlu( surmelitarik@gmail.com )
663 defa
08 Şubat 2019 - 20:54

GEÇEN gün CHP İl Başkanlığı’nda tören vardı.

Balıkesir Üniversitesi’nin eski rektörlerinden Aydın Okçu ile Meslek Yüksek Okulu’nun eski müdürlerinden Hikmet Aksel’e parti rozeti takıldı.

Yani CHP’ye üye oldular.

Rozetleri İl Başkanı Serkan Sarı taktı.

Üye olan herkes için böyle tören yapılıyor mu CHP’de?

Hayır.

“Ama” diyeceksiniz, “biri eski rektör, öteki eski müdür…”

Öyle olsun.

Rektörlüğü döneminde çok eleştiriyorduk Aydın Okçu’yu.. Varlık gösteremiyordu.. Üniversite’yi parlatacak ahım şahım bir çabası olmadı. Herhangi bir okul müdürü formatında görevini yaptı, gitti.

Hikmet Aksel’i tanımıyorum. Üniversite için ne çabası oldu, inanın bilmiyorum. Olsaydı, zaten hafızamıza kazınmış bir isim olurdu.

Şimdi bu iki amca CHP’ye üye oldu.

Bunca zaman akılları neredeydi?

Madem siyaset aşkıyla yanıp tutuşuyorlardı, niye ortaya çıkmadılar?

Rozet töreninde Aydın Okçu şöyle diyor:

“Kendi değer yargılarımıza en yakın parti CHP ile çalışmayı göze aldık, kabul ettik. Elimizden gelen hizmeti yapacağız. Balıkesir’e çok hizmet ettik, hizmetlerimiz devam edecek.”

Nasıl bir hizmet verecekse artık…

“Bize en yakın parti” demiş ya.. “Benim partim” diyemiyor yani; en yakındaki.. Kötünün iyisi gibi bir şey.

Hikmet Aksel de şunu söylüyor: “Üye olmaktan sevinçliyiz. Hizmet edebilirsek ne mutlu. Halkımıza hizmet etmeye çalışacağız.”

‘Hizmet’ sözcüğüne fena takılmışlar…

Lafın başı sonu hizmet…

Şimdi bu CHP kalkar, iki amcayı Belediye Meclisi’ne aday falan yapar.

Olur mu olur.

Amcalar, “hizmet” diyor çünkü.. Hizmet aşkıyla dolup taşmışlar.

Sadede geleyim..

CHP’de uzun yıllardır görev yapan amcalar, dedeler var.. Hepsine saygımız sonsuz.

Kimse alınıp darılmasın, yaşı ilerlemiş olanlara laf söylemiyoruz; yanlış anlaşılmasın.

Sadece ‘gençleşme’den bahsediyoruz.

CHP’nin hızla yaşlanan üye profilini gençleştirilmesi gerektiği için bunları yazıyoruz.

Onlar ne yapıyor?

Amcalara, dedelere törenle rozet takıp üye yapıyorlar!

E hayrını görün o zaman.

 

 

**************

 

 

Proje Aday Tamer Kanber

 

TAMER KANBER DSP’nin Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı oldu.

Hayırlı uğurlu olsun.

DSP’nin çok ekmeğini yedi. DSP’ye ne kattı, orasını bilmiyoruz.

Ama siyasete bir şey katmadığını biliyoruz.. O halde zaten DSP’ye de bir katkısı olmamıştır.

Ayrıca DSP de yandı bitti kül oldu; şimdi küllerinden yeniden doğar mı, onun hesabını yapıyorlar.

Doğmaz.

Tamer Kanber vekillikten düşünce İzmir’e gitti.. Konak Belediyesi’ne yazıldı.. Orada yaşadı.

Siyaset sahnesinden düştüğü günden bu yana Balıkesir’in sokaklarında hiç görmedik O’nu.

Kimse görmedi.

Aradan yıllaaaar yıllar geçti.. Geldik bugüne.

Adam gitti, CHP’den Burhaniye Belediye Başkan Adaylığı’na talip oldu.

Aday adayıydı.

İlçe Belediyesi’ne talip oldu yani.

CHP kabul etmedi.. Ali Kemal Deveciler vardı sonuçta.. İlle de eski bir vekil aday yapılacaksa, CHP’li olanı tercih edilmeliydi.. Kanber’e pas vermediler.

Sonra bir baktık, DSP’nin Büyükşehir Başkan Adayı.

Geçen hafta gazeteyi aramış, “şu saatte ziyarete geleceğim” demiş.

“Bekleriz” yanıtını vermiş bizimkiler.

Bekliyoruz hâlâ!

Neyse.

DSP bu ülkenin siyasi partilerinden bir tanesi.. Yasal bir parti.

Ama yeni düzende esamesi okunmayan bir parti.

Balıkesir’de de bitik, Türkiye’de de bitik.

Şimdi niye birden bire parlatılıyor?

Proje çünkü.

Millet İttifakı’nı bölme projesi.

Kanber de, Burhaniye’de kendisini aday göstermeyen CHP’yi, DSP’nin Büyükşehir Adayı olarak bölmenin derdinde.

Dert bu olmasa, CHP’nin aday göstermediği belediye başkanlarına niye gitsin?

Kamil Saka’yı, Dursun Mirza’yı niye ziyaret etsin?

“Gelin DSP’den aday yapalım, CHP’yi de İYİ Parti’yi de bölelim…”

Bu mu yani?

2014 seçimlerinde AK Parti Büyükşehir Adayı Edip Uğur’un seçim broşürlerinde CHP propagandası yapılıyordu.. O zaman MHP Adayı olan İsmail Ok alttan güçlü geliyordu çünkü.

2019’da AK Parti Büyükşehir Adayı Yücel Yılmaz’ın seçim broşürlerinde falan DSP’nin, Tamer Kanber’in pompalandığını görürseniz şaşırmayın.

 

 

*****************

 

 

İsmail Ok’un projesini küçümsemeyin

 

İSMAİL OK’un tarım ve hayvancılıkla uğraşan köylüyü aracının, tüccarın, piyasa spekülatörlerinin, arsız şirketlerin elinden kurtarıp Büyükşehir Belediyesi ile ortak çalışma projesi için ne diyor kimileri?

“Sucukçu İsmail…”

Ultra, süper projeler falan havada uçuşurken, Millet İttifakı’nın Büyükşehir Adayı İsmail Adayı İsmail Ok’un et ve süt ürünleri için tesislenmeden söz etmesi devede kulak kalıyor belki gözünüzde.

Hiç öyle değil aslında.

Güzel bir proje.

Yapılması gereken, bugünkü piyasa koşullarında üreticiye hiçbir şey kazandırmayan ürünün değerlendirilmesi, köylünün bu işten kazançlı çıkması açısından önemsenmesi gereken bir proje.

Tüccarın, piyasacının elinde heder olan üreticiye hak ettiği değeri vermek adına önemli bir proje.

Ne diyor İsmail Ok bu konuda:

“Köylümüz, çiftçimiz, hayvancılıkla uğraşan üreticimiz onun bunun oyuncağı olmayacak. Gelen giden tokatlamayacak. Konya’da Torku var, marka oldu, bir çok yerde ürünleri aranıyor. Biz onlardan daha kaliteli marka ürünler üreteceğiz. Her şeyimiz var ama üreticinin elinden tutan yok. Büyükşehir bu üreten kesimin elinden tutacak, onun alın terinin değerini bulmasını sağlayacak.”

Et ve süt açısından en öndeki illerden biriyiz malum. Bu alanda yereli aşabilmiş markalarımız var mı?

Yok…

Et ve süt ürünlerini piyasadaki astronomik fiyatların altında tüketebiliyor muyuz?

Hayır…

Fiyatı piyasa belirliyor. Üreten kazanamıyor. Aracı, tüccar ve büyük patronlar kazançlı çıkıyor.

Bu açıdan bakarsak, Büyükşehir Belediyesi’nin ön plana üreticiyi yerleştiren ve onu kazandırmayı hedefleyen projesini önemsemek gerekiyor.

Kim seçilirse seçilsin, bu proje Balıkesir için uygulanmalı.

Bir başka konu, tanzim satış pazarları.

Hâttâ marketler.

TANSAŞ, marketçilik anlamında bu açıdan tek örnek.

Tabi TANSAŞ falan kalmadı şimdi, piyasacılar yok etti.

Büyükşehir Belediyesi, sadece üretenin direkt tüketici ile buluşmasını sağlayacak Pazar ortamı yaratabilir.

Semt pazarlarını kastetmiyorum. Köylü pazarlarıdır söz konusu.

Patlıcanın on beş, biberin yirmi liraya satılmadığı pazarlar.

Az kârla, tüketicinin canını yakmadan alıp tüketebileceği pazarlar.

Büyükşehir’in denetimi ve yönetiminde, üreteni de tüketeni de koruyan bir pazar ve market  ortamı.

Kimileri diyor ya, “her şeyi mevsiminde yiyeceksin, mevsim dışında üretilen ürün elbette pahalı oluyor…”

İyi ama mevsiminde aldığın zaman da fiyatında ahım şahım düşme olmuyor ki.. Fiyatı mevsimler değil, piyasacılar belirliyor. Piyasacıları dizginleyecek projeler hazırlarsan, üreteni de, tüketeni de mutlu edersin.

“Sucukçu İsmail” yaklaşımı, piyasacıları kazandırır; halk kazanmaz.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Tüm hakları saklıdır. Haber, resim, röportaj gibi her türlü içeriğinin tüm telif hakları politikam.com’a aittir. politikam.com İHA / İHLAS HABER AJANSI üyesidir.