POLİTİKA

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
Ziya Türkmen
Ziya Türkmen( ziyaturkmen@politikam.com )
382 defa
07 Ağustos 2019 - 0:52

1861 yılında Kanada’da dünyaya gelen James Naismith  din adamı olmak istiyordu. Ancak ‘atletik Hristiyanlık’ akımının etkisi ile, spor yoluyla da vaizlik kadar inancına katkı yapabileceğine inandı ve 1890 yılında YMCA’in Massachusetts eyaleti Springfield’teki şubesinde eğitime başladı. Massachusetts eyaleti kışların uzun yaşandığı bir eyaletti. YMCA şubesinin başkanı , Dr. Luther Gulick, Naismith’e, 1890 yılın yaz aylarında, kapalı mekanlarda da oynanabilecek sportif bir oyun geliştirmesini istedi.

 

Basketbolu icat eden James Naismith

 

Naismith, denemeler yapmaya başladı. Rugby ve Amerikan futbol kapalı mekan için çok sert oyunlardı. Jimnastik sıkıcıydı. Futbol ve hokey için kapalı mekan küçük kalıyordu. Düşünürken, aklına küçükken Kanada’daki çiftliklerinde oynadıkları dokuz taş benzeri ‘Duck on a Rock’ adlı oyun geldi. Ancak hala sert bir oyun gibiydi. Ve nihayet çözümü buldu: Topla beraber koşmak yasak olmalıydı. Eğer oyuncu koşamazsa, zorla yakalamak gerekmezdi, böylece yaralama riski de ortadan kalkıyordu. Bu heyacanla, yeni sporuna çoğu artık bugün geçerli olmayan 13 kural icat etti. Dripling yani top sürüşü başlangıçta yoktu. Oyuncuların yerleri sabitti ve topu pasla birbirlerine geçiriyorlardı.

Merkezin müstahdeminden kale olarak kullanmak üzere iki küçük kutu istedi. Naismith’in istediği ebatta kutu bulamayan müstahdem iki şeftali sepetini (basket) getirdi. Naismith, bu sepetlerin daha da uygun olabileceğine karar verdi.

Artık yeni oyununu tanıtmaya hazır olduğuna inanan Naismith, 21 Aralık 1891 günü YMCA’nin resmi yayın organı The Triangle’da oyunu ve 13 kuralı yayınlattı. İlk maç da aynı gün 9’ar kişilik iki takım arasında oynandı ve 1-0 sona erdi. Bu karşılaşmada bir futbol topu kullanıldı ve pota olarak da iki şeftali sepeti. Sepetlerin altı kapalıydı. Dolayısıyla her sayı atıldığında, müstahdem oyun alanına giriyor ve topu çıkarıyordu. Sonradan sepetin altına küçük bir delik açıldı. Top baskete girdiğinde bu delikten bir çubukla topa vuruluyor ve sepetin dışına fırlaması sağlanıyordu. 1892’inin başında bir öğrencisi Naismith’e yeni oyunun adını ne koyacağını sordu. O henüz koymadığını söyleyince ‘Naismith ball’ olsun dedi. Naismith bu teklife güldü ve ‘bu herhangi bir sporu doğmadan öldürecek bir isim’ dedi. Bunun üzerine öğrenci, ‘sepet (basket) var, top (ball) da var öyleyse adı basketball olsun deyince yeni sporun da adı doğdu; ‘Basketball’.

İşte Naismith’in ilk 13 kuralı ;

1) 1897’den önce maçlar 9’ar kişilik arasında oynanıyordu. Bunun da nedeni James Naismith’in öğretmenlik yaptığı sınıfta 18 öğrenci bulunmasıydı.

2) Kenara gelen oyuncular oyuna tekrar dahil olamıyordu. 1945’e kadar bu kural devam etti.

3) Atışlar şeftali sepetine yapılır, sayı olduğunda top sepetin içinde kalır ve oyuna devam etmek için sepet asıldığı yerden indirilirdi. 1892’de bugünkü çember, 1912’den itibaren de naylon fileler kullanılmaya başlandı.

4- 1912’de arkalıklar bir duvara monte edildi, daha sonra oyuncuların çarpmaması için duvarla arkalık arasında mesafe bırakıldı.

5- Önce futbol topları kullanıldı, daha sonra bağcıklı deri toplar tasarlandı. 1929’da top tekrardan daha iyi dripling için dizayn edildi.

6) 1896’ya kadar basketler 1 sayı olarak sayıldı. Üçlük çizgisi 1977’de dahil edildi.

7) İlk maçlar 15’er dakikalık 2 devre halinde oynandı. Karşılaşma berabere sonuçlanmışsa ilk basket atanın kazandığı “altın basket” uygulandı. 1960’da uzatma periyodu uygulaması getirildi.

8) 1911’e kadar bir oyuncu sayı atana kadar iki faul yapan oyuncu oyun dışı kalıyordu. 1922’ye kadar yürüme ihlali faul olarak kabul ediliyordu.

9) Takımdaki herhangi bir oyuncuya faul yapıldığı zaman 6.6 metre mesafeden herhangi bir oyuncu serbest atış kullanabiliyordu, bu kural 1924’te değişti.

10) 1901’e kadar bir driplinge izin veriliyordu bu durumda oyuncunun şut atması ihlal sayılıyordu.

11) 1913’e kadar top dışarı çıktığında o topa ilk dokunan takım topa sahip oluyordu, yani topun kimden çıktığının önemi yoktu.

12) 1937’de her basketten sonra hava atışı kuralı vardı.

13) 1949’a kadar oyun esnasında ve molalarda koçluğa izin verilmiyordu.

Haftaya tekrar görüşmek üzere sevgiyle ve basketbol ile kalın, hoşçakalın…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Tüm hakları saklıdır. Haber, resim, röportaj gibi her türlü içeriğinin tüm telif hakları politikam.com’a aittir. politikam.com İHA / İHLAS HABER AJANSI üyesidir.