POLİTİKA

BİR BASIN TOPLANTISININ ARDINDAN

BİR BASIN TOPLANTISININ ARDINDAN
AHMET SERT
AHMET SERT( ahmetsert@gmail.com )
539 defa
15 Mayıs 2020 - 0:20

Ne zaman şehrimizle ilgili bir şey düşünsem bir zamanlar ünlü yönetmen Nuri Bilge Ceylan’ın Cannes Film Festivalinde ödül alırken söylediği sözler geliyor aklıma…

Şehrin sahipsizliği, yalnızlığı, gözden, gönülden ırak vaziyeti, kadersizliği…

Ne zaman devlet büyükleri, iktidar yetkilileri ekranlarda, ya da basın toplantılarında açıklamalar yapar; Konya, Kayseri, Sivas, Rize bir şekilde dile gelir ama bizim güzel ama yalnız ve kadersiz şehrimizin esamesi her zaman olduğu gibi yine okunmaz.

Bakmayın başkanların, vekillerin ”Bakanla görüştük, söz aldık, verimli bir toplantı yaptık” türü kelamlarına. İktidar partisinin vekilleri, başkanları gidip kapılarına dayanmışken, ya da aramışken görüşmeyeceğiz diyecek halleri yok haliyle. Netice ne birader ben ona bakarım.

Yıllardır epi topu 45 km. lik Savaştepe Yolunun onlarca vekil, il başkanı, başkan değişmesine rağmen yapılamaması en büyük kanıt değil mi? Dursunbey, Kepsut yolları da aynı şekilde…

Hadi şehrin dışındakilerin bizi görmemesine, duymamasına, aklına getirmemesine alışığız da şehrin içindekiler de aynısını yapınca olmuyor. Bir yıldan beri başkana bir basın toplantısıyla şehri bilgilendirmesini salık veriyorduk, sonunda çağrımız karşılık buldu; iyi de oldu.

Başkan Avludan girdi; 18-02 bölgesinden çıktı, Çamlıktan yaptığı bir manevrayla meydana iniverdi. Yapılanları, yapılacakları anlattı; ilk defa bence verimli, yararlı bir toplantı oldu.

Başkan maşallah konuşmayı seviyor ve bazen konuları dağıttığının farkına varmadan daldan dala atladığı da çok oluyordu. İlk defa proje temelli ve derli toplu konuştu bana sorarsanız. Basın mensubu arkadaşlarımız gazete çıkacak demeseler daha da konuşacaktı.

Neticede şehrin bu tür toplantılara, açıklamalara ne kadar ihtiyacı olduğu görüldü, anlaşıldı. Başkanın hem kendisi rahatladı, hem de şehir… Devamı bundan sonrası için gelir inşallah…

Ancak şehrimizde bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan o kadar çok hemşehrimiz var ki… Bu açıklamalardan haberi olmayan, ya da yine bildiğini okuyan insanlar her zaman olacak. Bu insanlar kalıplaşmış bazı ezberler üzerinden gidiyor ve günceli yakalayamadığı için onlara ne deseniz, ne anlatsanız kar etmiyor.

Bakmayın siz insanların Çamlık, Avlu gibi projeleri adeta yerin dibine batırırcasına yaptıkları eleştirilere. Avluya gidenlerin en başında bu insanlar olduğu gibi Çamlık resmen açıldığında yine en başta ve en çok gidenler bunlar olacak.

Tabi ki eleştiri en doğal bir haktır ama çoğu insanın görmeden uzaktan uzağa bakarak yaptığı bu eleştirilerini projeyi gezip gördüklerinde yumuşatacaklarını, fikirlerini biraz olsun değiştireceklerini düşünüyorum. Bu projeyi gören biri olarak, iyi planlanıp, iyi hizmet verilirse ilerleyen yıllarda bu bölgenin şehrin gezip görülecek yerleri listesinin başlarında yer alacağını düşünüyorum.

Hani bir nostaljik trenimiz vardı yerinden kaldırılıp götürülen ve tepkiler üzerine geri getirilerek daha görünür, daha merkezi bir yerde sergilenen. Kaç kişi bakmaya gidiyor, ya da fotoğraf çektiriyor; unutuldu gitti.

Merak etmeyin çok değil üç ay sonra Çamlığa çıkan insanların ne ağaç gelir aklına ne de beton. Zaten burası yaklaşık bir asır önce ne çamlıktı ne de koru… Burası Hıdırlık Tepe ya da Hıdırlık Bayırı denilen kel bir tepeydi, on yıl sabredin yine bol ağaçlı, yeşil bir tepe halini alacaktır, aynen eskiden boş arazi şimdi orman kıvamında olan Çayırhisar’daki Bakım Okulu arazisi gibi.

Avlu ile Çamlık arasına yapımı gündemde olan teleferik projesinin 4,5 Milyon Euro yapım bedeli olduğunu da öğrenmiş olduk bu vesileyle… Ayrıca çarşıdan Çamlığa bir feniküler projesi de düşünülüyormuş, neden olmasın.

Ancak bir teleferik projesi şart ve imkân doğarsa mutlaka yapılmalı. Çünkü teleferik iki bölgeyi, iki projeyi birbirine bağlayacak ve etkileşim sağlayacak bir projedir. Böylelikle hem şehrimizde yaşayanlar hem de dışarıdan misafiri gelenler iyi işletilmesi sağlanabilir, cazip hale getirilebilirse, iki projeyi gezmek için seve seve birkaç saatini ayırmak isteyeceklerdir.

Bilmeyenler belki şaşırabilir ama 18-02 bölgesinde arsası olanlar ile Kabakdereciler arasında yıllardır süregelen bir mücadeleye biz internette bazı sitelerde şahit oluyorduk zaten; kulağımıza da geliyordu bunun akisleri. İki taraf da içten içe diğer tarafın arsası olan bölgede yapılaşmaya izin verilmemesini istiyordu kendi bölgesine olan rağbetin düşeceği korkusuyla.

Neticede 18-02 bölgesi on yıllardan beri süren bu pejmürde ve çözümsüz haliyle kalamazdı; şehrin girişine böyle bir bölge yakışmıyordu ayrıca, iyi de oldu bana göre. Ancak bundan sonrası iyi planlanmalı, itiraz noktaları dikkate alınarak, en fazla üç dört katlı binaların olacağı bir şekilde yapılaşmalı bu bölge.

Avlu projesinde de “Zararın neresinden dönülse kardır.” Atasözüne cuk diye oturan bir durum yaşandı. Proje aslına rücu etti, tekrar Balıkesirlinin oldu. Şehir olarak bu projeyle ilgili olarak direkten döndük diye düşünüyorum. Önceki dönemde yapılan akıl almaz şartlar içeren bir sözleşmeyle verilen Avlunun işletme hakkı geri alındı ve proje belediyeye geçti.

Bundan sonrası için önceki yanlışlıklardan gerekli dersler çıkarılarak, öncelikle adeta çürümeye terkedilen ikinci etap bitirilmeli. Biliyorsunuz yıllardır haykırıyoruz bu şehir sosyal ve kültürel yönden gariban, yapacak şey, gidilecek yer bulamıyoruz diye.

Madem Avlu belediye yönetimine geçti, bu eksiklikleri gidermek, yaşanan sorunlara çözüm bulmak için ele büyük bir fırsat geçti. İşletme hakkı şirketteyken kültür merkezindeki salonları belli sayıda kullanabilen, adeta kendi mülkünde kiracı durumuna düşen belediye bu merkezi sosyal-kültürel etkinlikler noktasında dolu dolu kullanmalı, planlamalı.

Büyükşehir Belediyesi şehri susadığı sosyal-kültürel etkinliğe, tiyatro oyununa, konsere, söyleşiye, panele, konferansa boğmalı. Burası cıvıl cıvıl yaşayan bir bölge olmalı. Alkol ruhsatı ile ilgili şehirde dillendirilen talepler, belediye meclis gündemine geldiğinde karşılık bulur mu bilmem. Ancak içen bir şekilde bu mereti şehrin dışında ya da orada burada içiyor zaten… Birçok şehirde bu şekilde bölgeler mevcut, nispeten etrafında yakın bir yapılaşma olmaması avantaj bile olabilir.

Ayrıca şehrin bir diğer önemli eksikliği olan Fuar/sergi salonu olmamasının çözümünde de ilaç gibi gelebilir Avlu. Yer sıkıntısı nedeniyle yıllardır Kepsut’ta yapılan Tarım Fuarı için alın size on numara alan. Gıda-tarım, turizm, hatta yenilenebilir enerji gibi güçlü olduğumuz konulardaki fuarlar için de Avlu biçilmiş kaftan…

Ne Avlu, ne 18-02, ne Çamlık; benim toplantıdaki en favori konum Zağnospaşa Meydanı ile Paşa Cami çevresinden Saat Kulesine kadar olan bölgedeki meydan ve sokak sağlıklaştırma projeleri oldu. Burada ve sosyal medyada bu konularla ilgili yıllardır feryat figan edip duruyoruz şehre bir Old City (eski şehir) bölgesi kazandırılsın diye.

Onun için, bence şehrin esas kurtuluşu ve ana işi olan bu projeyi sonuna kadar destekliyorum. İnşallah ehil ellerde yapılan güzel bir proje ve güzel işçilik ve uygulamayla “gerçek anlamda şehir” olmamızı sağlayabilecek bu projeyi dört gözle bekliyorum.

Bu projeyi başarılı bir şekilde hayata geçirebilirsek şehrimizi gerçekten üst seviyelere çıkarmayı başardığımız gibi, her anlamda gelişmesine ve zenginleşmesine de büyük katkı sağlamış oluruz.

Keşke bu projeyle bağlantılı olarak “Alaca Mescidin” çevresindeki yapıları yıkıp camiyi de restore ettirerek, çevresini rölyeflerle, bilgilendirme panolarıyla, çeşitli malzemelerle bir açık hava Kuva-yı Milliye Müzesi haline getirebilsek.

Bir de artık şehrin kaldıramadığını düşündüğüm Milli Kuvvetler Caddesinin trafik yoğunluğu var. Mevcut haliyle bu caddeden ne yaya, ne birkaçı hariç buradaki esnaf ne de araç sahipleri memnun. Bizzat şahsımın yaptığı bir ankette % 90 küsurlarda katılımcı caddenin trafiğe kapatılması yönünde oy kullanmıştı. Hani vatandaşın talepleri sizin için önemliydi, hani katılımcı belediyeydiniz; bu projeyi hasretle ve ısrarla talep ediyor şehir halkı.

Son olarak gar havzasında yapılan yol ve yeşil alan düzenlemeleriyle ilgili bir iki cümleyle yazımı bitireyim Belki bazılarına gına gelmiş olabilir ama bir kez daha yazayım. Yolun vergi dairesi kısmında kalan alan Cengiz Topel’de park köprüsü civarında yeni yapılan kavşaktan Mustafa Tepmeci Meydanına / kavşağına kadar boydan boya yeşil alan yapılmalı. Böyle bir alan bulunmuşken birkaç yüz araç oymak için bu araziyi rezil edilmemeli.

Merkezi hükümete sırtımızı dayadığımız, sesimizi daha çok duyurduğumuz ve anıldığımız bir dönem olsun inşallah bundan sonrası; başkana da yeni toplantıların devamı için selam ederim.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Tüm hakları saklıdır. Haber, resim, röportaj gibi her türlü içeriğinin tüm telif hakları politikam.com’a aittir. politikam.com İHA / İHLAS HABER AJANSI üyesidir.

suadiye evden eve nakliyat
kartal evden eve nakliyat