POLİTİKA

Bankalar ve Reel Sektör

Bankalar ve Reel Sektör
Düşünen Adam
Düşünen Adam( dusunenadam@politikam.com )
323 views
20 Kasım 2018 - 22:20

2017 yılı faaliyetleri üzerinden en yüksek kurumlar vergisi ödeyen ilk on mükellef açıklandı. Birinci sıradaki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasını, en büyük kamu bankası Ziraat izliyor. Ardından dört özel banka geliyor. Yedinci ve sekizinci sırada gene iki kamu bankası Vakıf Bank ve Halk Bank var. Dokuzuncusu; Türkiye’nin doğal gaz tekeli Botaş. Onuncu rekortmen ise zarar ediyor, devlete yük oluyor gerekçesi ile özelleştirilen Türk Telekom.

Anlaşılan, kamu bankaları da Hükümet’in karşı olduğu yüksek faizle çalışmışlar. Merkez Bankası’nın kârı bankalarla yaptığı faizli Türk Lirası işlemlerden ve uluslararası para piyasalarındaki finansal operarasyonlardan kaynaklanıyor. Diğer bankalarınki de büyük ölçüde Türkiye’de bankacılık ve finansman operasyonlarında serbest piyasa kurallarına göre oluşan ve uygulanan yüksek faizlerden.

İlk on arasında Türkiye’de sanayi sektöründen hiçbir kurum yok. Bankalar kârlılık rekorları kırarken reel sektörde kârlılık büyümüyor. Sebep?

İki temel sebebi var: Birincisi, sanayi kuruluşlarının kârlılık kriterlerine göre planladıkları satışları, üretimi yakalayamamaları. İkincisi de, bankaların şirketlerin kur artışları ve iç enflâsyon nedeni ile artan nakit ihtiyaçlarını ve finansman açıklarını karşılayabilmek için gerek duydukları ve bankalardan borç olarak talep ettikleri fonları sağlayabilmek için yurt içinden ve yurt dışından temin ettikleri yüksek maliyetli fonları Türkiye’deki piyasa ekonomisi kurallarına göre oluşan yüksek faizlerle pazarlamaları.

Banka ve şirket yönetimleri durumun mikro (firma) ve makro (ekonominin geneli) bazda değerlendirmesini tabii ki yapıyorlardır. Ancak; önemli olan, Türk Ekonomisini yönetenlerin sorunları makro ölçekte doğru değerlendirerek bunları kalıcı olarak ortadan kaldıracak politikaları belirlemeleri ve kararlılıkla uygulamalarıdır. İki ayda gelişen yüzde kırk devalüasyon yıkıntısının ardından kurların, cari açığın bir miktar gerilemesi “ekonomik zafer” olarak tanımlamaz. Olsa olsa, hezimetten sonra yenilen moral yemeği olur. O da bir sonraki hezimete kadar vaziyeti idare eder ancak!

Gerçek o ki; ekonomik sıkıntıların kısa ve orta dönemde artacağına dair veriler giderek çoğalmakta ve hissedilmekte.

Serbest piyasa veya kapitalist ekonomi sisteminin kuralları çerçevesinde alınacak önlemler akıntıya karşı kürek çekmekten farksızdır. Her sekiz on yılda bir aynı sorunlarla karşılaşılıyor. Sıkıntıların temelinde çarpık gelir dağılımı ve ekonominin taşıyabileceği büyüklüğün çok üzerindeki nüfusumuz var. Ekonomi, kısa vadeli ya da ülke gerçekleri ile uyumsuz hedeflere odaklı politikalarla yönetiliyor. Plansız ekonomi pilotsuz uçaktan farksızdır.

Kapitalist sistemin açmazları son zamanlarda kapitalist batı ülkelerindeki akademisyenler ve ekonomistler tarafından da sıkça irdelenmekte. 2015 Nobel ekonomi ödülü sahibi Fransız ekonomist Thomas Piketti “Yirmi birinci yüzyılda KAPİTAL” isimli kitabında sistemin sürdürülebilirliğini giderek yitirdiğini, bunun nedeninin de gelir dağılımındaki eşitsizlik olduğunu savunuyor. Ekonomide zenginliğin bölüştürülmesinin ekonomik kriterlerle yapılmadığını çeşitli hesaplamalar ve somut örnekleri ile ortaya koyduktan sonra, egemen sınıfların politikadaki etkinliğinin azaltılması gerektiğine dikkat çekiyor.

Özetle; bu gidişatın sonu yok. Endüstri ve tarım sektörlerindeki emekçilerin, sınıf bilinci içinde oluşturacakları örgütlenmelerle politik güçlerini ortaya koymalarının, devlet ve ekonomi yönetiminde söz sahibi olmalarının zamanı çoktan geldi. Bunun için de kapitalist sistemi savunan partilerin karşısına “alternatif” olabilecek politikaları cesaretle ortaya koyabilecek siyasi örgüt(ler) şart. Türkiye bağlamında bu misyonu üstlenmesi gereken CHP’nin muhalif söylemlerini günlük polemiklerin üzerine taşıması gerekir.

Bu yapılmaz ise et fiyatlarının yüksekliğinin “refah artışından mı yoksa tavuk ve balık tüketiminin yetersizliğinden mi” kaynaklandığını çözemeden, devlet ve milletçe neden sürekli borç, yoksulluk içinde debelendiğimizi anlayamadan, bankaları, iş adamlarını, dış güçleri azarlayarak, suçlayarak   göçer gideriz…

***

İki Ayaklılardan İnciler

  • Mısıroğlu Kadir isimli bir zavallı, Kurtuluş Savaşını şöyle değerlendirmiş: “Keşke Yunan galip gelseydi. O zaman ne hilâfet yıkılırdı, ne de şeriat”. Doğru demiş! Ne gereği vardı durup dururken Halife’yi işinden etmenin, ulemayı işlevsiz bırakmanın, kâfirlerin hukukunu Müslümanlara dayatmanın?
  • Edirne’de bir başka iki ayaklı (kadın) da; “Allah’ın kanunları varken, Atatürk Batı’nın kanunlarını getirdi” diyerek ışıklar saçmış! O da doğru demiş. Ne gereği vardı kadınlara erkeklerle aynı hakları tanımanın? Sırtındaki sopadan, karnındaki sıpadan başka kuş tanımayan Türk Kadını’nı uyandırmanın?
  • Bu da diplomalı-hem de üniversite öğretim üyesi- iki ayaklıdan: “Atatürk, Türk’ün bin yıldır tâbi olmak zorunda kaldığı Allah’ın ahkâmını ecnebi kanunlarla değiştirdi”. Doğru söze ne denir? Kulluk varken ne gereği vardı bizleri yurttaş yapmanın?

Cumhuriyet’in ilânından doksan beş yıl sonra Türkiye Cumhuriyeti’nde bu tür iki ayaklıların ahmakça söylemleri ortada iken kim diyebilir ki; “Türkiye Cumhuriyeti demokratik, lâik, hukuk devleti değildir”. Bazılarına göre bu tür iki ayaklıların söyledikleri, Türkiye’nin “ileri demokrasi” yolunda emin adımlarla ilerlediğinin kanıtıdır. Anla(ya)mayanlar artık anlasınlar ya da anlayanlardan öğrensinler!

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
REKLAM ALANI

(336x280px)

Anasayfa Sağ Bloka Esnek veya Sabit ölçülerde SINIRSIZ reklam alanını şablon olarak ekleyebilirsiniz. Şuan örnek olarak sadece 2 reklam kullanıldı.
Aralık 2018
PSÇPCCP
« Kas  
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31 

Tüm hakları saklıdır. Haber, resim, röportaj gibi her türlü içeriğinin tüm telif hakları politikam.com’a aittir. politikam.com İHA / İHLAS HABER AJANSI üyesidir.