POLİTİKA

BALI-KISIR!

BALI-KISIR!
AHMET SERT
AHMET SERT( ahmetsert@gmail.com )
772 defa
04 Mart 2020 - 1:14

Bir hafta on gündür, bir başlasam sayfalar dolusu yazasım var; ama aynı zamanda hiç yazmak da gelmiyor içimden.

Biliyorsunuz geçtiğimiz hafta içinde dağ gibi delikanlılarımızı toprağa verdik. Buna rağmen, öyle ya da böyle adı konulmamış bir savaş halindeyken bile birleşmeyi beceremiyoruz. Daha başka ve büyük nasıl bir olay gelmesi bekleniyor acaba bu memleketin başına…

Ne zaman sadece kendi düşündüğümüzün ya da söylediğimizin doğru olmadığını görecek, anlayacağız.

Şehitlerimizin mekânı cennet olsun, Allah gani gani rahmet etsin ve ailelerine sabır versin.

Bu üzücü konuyu geçip yerel gündeme gelelim.

Şehrimizin ismi üzerine birçok rivayet var biliyorsunuz.

Şimdi uzun uzun bilimsel açıklamalar yaparak bu yazıyı çok ciddi bir havaya sokmak niyetinde değilim. Ayrıca kesin hüküm verecek ölçüde bir bilgi ve belge de olmadığı için ne desem boş…

Ben şehrin isminin PaleoKastro’dan şimdiki ismine dönüştüğü şeklindeki rivayete hem şahsi fikrim olarak hem de yaptığım bilimsel araştırmalar yönünden kaniyim.

Zayıf bir ihtimal olsa ve bendeniz pek ihtimal vermesem de şehrin isminin şehirde eskiden bol miktarda mevcut olan üzüm bağlarına ithafla Bağı+kesir(Arapçada kesir çok demek)yani (bağı çok) anlamında olduğunu iddia eden bir görüş de var.

Neyse…

Bu rivayet aklıma şehrimizin mevcut durumdaki “kısır” halini görünce son zamanlarda Balı (kısır) ismini çağrıştırmaya başladı.

Her yönden sessiz, renksiz, tatsız – tutsuz, kısır bir şehirde yaşıyoruz.

Bunu değiştirecek olan yürütme ve karar alma merciindeki yerel yöneticilerde de en küçük bir yaşam belirtisi görmeyince kısırlık son sürat devam ediyor.

İnanır mısınız? Şöyle bir ana caddelerimizde hava almaya, dolaşmaya çıktığımda gördüğüm tek etkinlik Zağnospaşa Cami yanındaki lokma dağıtım merasimi…

Ne sanatsal-kültürel bir üretim var ne de buna öncülük eden, teşvik eden bir anlayış…

Ne kaliteli ve güzel bir zaman geçirmeyi sağlayacak bir etkinlik planlayan var; ne de yapanları şehrimize getirmek için çalışan.

Hoş bunların yapılacağı bir Sergi salonu, kültür merkezi, fuar alanı da yok ya zaten.

Projelendiren, planlarına dâhil eden var mı? Nerede…

Kendi kendimize söyleyip duruyoruz; devlet tiyatrolarını kalıcı olarak şehre getirelim, yeni müzeler açalım, fuar merkezi yapıp, güçlü yönlerimizi öne çıkaran fuarlar düzenleyelim. Madem altyapı/üstyapı projeleri yapılamıyor; en azından şehir biraz daha renklensin, canlansın ama nafile…

Hadi eylemleri geçtim; icraat yok da, söylemde mi olmaz yahu… O da yok…

Yöneticilerin ağzından iki satır laf duymak da mümkün değil. Onda bile kısırlık var. Maşallah seçim zamanı bülbül gibi şakıyanlar oyu aldıktan sonra neler yapıldı, neler yapılacak, durum nedir? Oy aldıkları seçmene bunu açıklamayı bile çok görüyorlar. Seçimin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen Büyük Şehir Belediye Başkanı hala basının karşısına çıkıp detaylı bir açıklama yapmış değil.

Bu kadar şehirden kopuk, bu kadar kendi içine kapanıp şehrin durumundan bihaber bir yönetim anlayışıyla nereye, ne zamana kadar gideceğiz.

Hadi belediye borçtan kıpırdayamaz halde diyerek durumu geçiştirelim. Peki, vekiller ne yapar, ne düşünür? Onların da belediyeden pek farkı yok. Kamu yatırımlarını şehrimize getirmek için merkezi hükümete yaslanalım diyoruz yaslanılan biz oluyoruz her seferinde.

Sıkıldık artık…

Şehrimize düzen, hareket, renk getirin artık ey yöneticiler…

Balı “kısır” olduk iyice.

Kültürü, sanatı, yeşili, düzeni, zenginliği “kesir” olan bir “Balıkesir” olmak istiyoruz; çok şey mi istiyoruz?

Millet olarak bu sıkıntılı günlerimizde en azından yaşadığımız şehirde hayatı kendimize yaşanılır kılalım istiyoruz.

Bunun için yerel yöneticilerimize çok iş düşüyor. Ne yazık ki hemşerilerimizin kişilik yapısı; çok atak, değişime, işbirliğine açık, risk alan, beraberce iş yapma alışkanlığı gelişmiş bir yapıda değil. Bu yapıyı değiştirmek, dönüştürmek şehri yönetenlere düşüyor. Belki rahmetli Sabri Uğur kadar keskin şekilde olmasa da birinin öne geçip şehri ikna ederek, teşvik ederek, bu yeni yolda arkasına takması gerekiyor.

Onlar da popülizm, siyasi ikbal uğruna halka uyacak olurlarsa, etliye sütlüye dokunmadan geride kalan 4 yılı öyle ya da böyle geçirme niyetiyle hareket ederlerse vay halimize.

Geçti bir, kaldı dört yıl…

O şaşaalı proje tanıtım toplantılarından lokma hayrına, kaldırım onarımına, ilaçlamaya, asfalt yamasına, ağaç budamasına kaldık. Çok kısır kaldık çok…

Bu kısırlıktan kurtulmamızın zamanı gelmedi mi?

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
sezgin5 Mart 2020 / 18:08Cevapla

çok doğru söylüyorsunuz ahmet bey. yazınızın altına imzamı atarım.

Tüm hakları saklıdır. Haber, resim, röportaj gibi her türlü içeriğinin tüm telif hakları politikam.com’a aittir. politikam.com İHA / İHLAS HABER AJANSI üyesidir.

suadiye evden eve nakliyat
kartal evden eve nakliyat