POLİTİKA

ANLAŞILMAYAN ŞEYLER

ANLAŞILMAYAN ŞEYLER
Düşünen Adam
Düşünen Adam( dusunenadam@politikam.com )
783 defa
13 Temmuz 2019 - 15:20

Son on on beş yıldır, Cumhuriyet ve Devlet adına anlaşılması, kabul edilmesi mümkün olmayan o kadar çok sayıda olay yaşadık, yaşıyoruz ki insan takip etmekte, yorumlamakta zorlanıyor. Hepsi çok ciddi, vahim risk. Bazı örnekler:

 

Ergenekon, Balyoz hukuk rezaletleri

Türk Milleti adına görev yapan, hüküm veren savcıların, yargıçların Türk Adaletini Dünya’ya rezil eden hukuk faciaları. Bunlar yaşanırken “Türkiye bağırsaklarını temizliyor” diyerek yorum yapan siyasiler, televizyonlarda sabahlara kadar yalakalık yarışına giren ahlâksız gazeteciler, yılışık, hain aydın bozuntuları… Hepsi katıksız “aydın ihanetçiler”!

Yıllar sonra ortaya çıkan bu hukuk rezaleti karşısında sessiz kalan, her yanlıştan sonra kolaycılığa, sahtekârlığa kaçarak faturayı gericilik abidesi, Cumhuriyet düşmanı Feto’ya kesenler de aynı zavallılar. Söylenebilecek başka bir şey bulunabilir mi?

 

Atatürk’e yapılan saygısızlık

Kamu binalarındaki Atatürk portreleri, meydanlardaki Atatürk heykelleri, büstleri “belli” siyasi partili belediye başkanları tarafından-siyasi amaçlı hedefleri- uğruna kaldırılıyor, bodrumlara atılıyor. Tepkiler ortaya çıkınca da, yaptıklarını savunacak kişilikte olamadıkları için “acizlik” içinde saçma sapan, sahte gerekçelerle yalanlar uydurarak zavallılıklarını tescil ediyorlar.

Pek çok işe el koyan Cumhurbaşkanı, Cumhuriyet’in kurucusuna yapılan bu saygısızlığa bir KHK ile son veremez mi?

 

Bedelli Askerlik

Anayasa’nın “herkes yasalar karşısında eşittir” hükmüne rağmen bedelini ödeyebilen, ödeyemeyenden çok farklı bir vatandaşlık(askerlik) görevi yapabiliyor. Bilindiği gibi askerlik görevi/hizmeti “kanun”la düzenlenir!

15 Temmuz olaylarının ardından yapılan düzenlemelerle askerlik “meslek” olmaktan çıkarıldı, “iş” oldu. Askerlik mesleğinin öğretildiği, eğitiminin verildiği askeri okulların kapatılma nedeni olarak “sivilleşme” gösterildi. Bu düzenlemeler TBMM’nin “iradesi” ile gerçekleştirildi! Türkiye’de ailelerin, genç erkeklerin hayatlarında unutulmaz yeri ve anıları olan askerlik, para karşılığı reddedilebilen   basit bir konu, Devlet için gelir kaynağı haline getirildi. Bir Cumhuriyet geleneği daha unutturuldu!

 

Alkollü İçki Düşmanlığı

Tüm çağdaş ülkelerde insan yaşamının doğal parçası olan alkollü içki, Türkiye’de devletin öç alma hedefi oldu. Alkollü içki içen insanlara “kötü insan” gözü ile bakılır oldu. Devlet’in alkollü içki karşıtlığı “insan sağlığı” adına değil “İslâmiyet” adına yürütülüyor. Amaç nedir ki?

Alkollü içki sanayii ve bağlı tarımsal üretim daralıyor, sektörde küçülme ve istihdam daralması yaşanıyor, kaçak üretim artıyor, bu yüzden insanlar ölüyor… Turizm sektörü ve alkollü içki satan esnaf mağdur ediliyor. Avrupalı turistin en fazla tükettiği bira bugün Türkiye’de Avrupa ülkelerinden daha pahalı oldu.

Lâik devlet, ekonomiyi dini bakışla mı yönetmek istiyor?

 

Dış Politika ve Mülteci İstilâsı

Suriye’den gelen milyonlarca mültecinin yarattığı sorunlar baş edilemez hale geldi. “Dağdan gelen bağdakini kovar” sözü doğru çıktı. Faturayı seksen milyon TC vatandaşı ve onların Devleti ödüyor. Nereye kadar sürecek bu çıkmaz?

Uygulanan mülteci politikasının amacı neydi? Türkiye’ye ne getirdi, neler kaybettirdi, daha neler kaybettirecek? Avrupa ülkeleri mülteci kabul etmemekle, istememekle ne kaybettiler?

Ortadoğu’da Türkiye’nin Cumhuriyet dönemi boyunca izlediği “taraf olmama” politikasının Suriye olayları ile birlikte terk edilmesinin, ABD-Rusya-AB ilişkilerindeki istikrarsızlıkların, dengesizliklerin Türkiye’yi nereye götürdüğünü, sürüklediğini, sürükleyebileceğini kestirebiliyor muyuz? Osmanlı İmparatorluğu’nu “hasta adam” olarak tanımlayanlara, Türkiye Cumhuriyetini de “yalnız adam” konumuna getirme fırsatını vermemek gerekir.

 

2023 Hedefleri

2023 pek çoğumuzun gurur duyduğu bir yıl tabii ki. Yoktan var edilen Cumhuriyet’in yüzüncü yılı.

“2023 Hedefleri” siyasi iktidarın sık sık tekrarladığı bir söylem. Ancak “hedefler”in neler olduğu somut olarak açıklanmış değil. Ekonomik büyüme sadece 2023 için değil, her yıl için önemli bir hedef tabii ki. Bunun dışında Cumhuriyet’in yüzüncü yılında Türkiye’nin başka alanlarda da evrensel, uluslararası hedefleri olmalı. Eğitim kalitesinde, güzel sanatların çeşitli dallarında, sporda Türkiye’nin neleri hedeflediğinden hiç söz edilmiyor. Hedefler mi yok veya açıklanmak mı istenmiyor? İkisi de vahim!

 

Merkez Bankası ve Faiz 

Merkez Bankası Başkanı görevinden alındı. Gerekçesini Cumhurbaşkanı söyledi: “verdiğimiz talimatlara uymadığı için”. Merkez Bankası’nın, yasa ile tanımlanmış olan “bağımsızlığı” fiilen yok sayılmış oldu. “

Verilen talimatların faizlerin düşürülmesi ile ilgili olduğu malum. Cumhurbaşkanı, “enflasyonun nedeni yüksek faizdir” diyor ama faizin kaç olması gerektiğini söyleyemiyor. Enflasyonun ana nedeni faiz değil, yetersiz üretim, üretilenden fazla tüketmek ve yaratılan gelirin dağılımındaki eşitsizlikten kaynaklanan tasarruf yetersizliğidir. Yüksek faizin nedeni de budur. Faiz neden değil, sonuçtur. Domatesin fiyatının üretimin bol olduğu yaz aylarında üç lira, üretimin az olduğu kış aylarında on lira olmasından farksız bir durumdur. Kışın da ucuz domates yiyebilmek için üretimdeki açığın yurt dışından domates satın alarak kapatılması gerekir.

Faiz paranın fiyatıdır. Ekonomide toplam borç para talebi, toplam tasarruflardan fazlaysa faiz yükselir, tersi olursa düşer. Bunun için de yurt dışından borçlanmak gerekir. Türkiye’nin dış borç yükünün temelinde tasarruf açığı vardır. Tasarrufu arttırmanın yolu, üretim tüketim önceliklerini ve dengelerini makro bazda dikkate alan, gelir dağılımdaki eşitsizliğin giderilmesine yönelik olarak vergi ve para politikalarının somut şekilde tanımlandığı planlı ekonomidir. Serbest Piyasa Ekonomisi buna izin vermez. Talimatla düşürülen faiz sistemin doğasına aykırıdır. Yastık altı paranın artmasını, tefeciliğin yayılmasını, tasarrufların dövize yönelmesini teşvik eder.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
AKT16 Temmuz 2019 / 15:36Cevapla

Mükemmel yorumlama. Kaleminize sağlık!

Tüm hakları saklıdır. Haber, resim, röportaj gibi her türlü içeriğinin tüm telif hakları politikam.com’a aittir. politikam.com İHA / İHLAS HABER AJANSI üyesidir.