POLİTİKA

adiosbet giriş

ALTIN SON 20 YILDA 20 LİRADAN 400 LİRAYA YÜKSELDİ

ALTIN SON 20 YILDA 20 LİRADAN 400 LİRAYA YÜKSELDİ
446 defa
30 Mayıs 2020 - 0:05

Balıkesir Kuyumcular ve Sarraflar Derneği Başkanı Recai Gürcan vatandaşların ileriye dönük yatırım yaparken altını tercih etmeleri konusunda POLİTİKA’ya açıklamalarda bulundu. Altın’ın son 15 yılda 20-22 liradan 400 lira sınırına geldiğini belirten Recai Gürcan, en güvenli yatırım aracının altın olduğunu kaydetti.

 

Covid-19 salgını nedeniyle dünyada ve Türkiye’deki ekonomik durumlarda yaşanan değişiklikle Kuyumcular ve Sarraflar Dernek Başkanı Recai Gürcan vatandaşlara yatırım konusunda tavsiyelerde bulundu. Gürcan vatandaşların yatırım yaparken dövizden kaçınmaları gerektiğini ifade ederken, altının en güvenli yatırım aracı olduğunu kaydetti. Gürcan, “Altının düşme şansı yüzde 10’sa, çıkma şansı yüzde 90” diye konuştu.

 

“Altın son 15 yılda 20 liradan 400 liraya çıktı”

Balıkesir Kuyumcular ve Sarraflar Derneği Başkanı Recai Gürcan yatırımla ilgili yaptığı tavsiyelerde şunları söyledi:

“3 aylık bekleme döneminden sonra vatandaşın ekonomi yönünden parasını nereye yatıracağı veya nerede değerlendirebileceği hususu herkesin gündeminde. Kuyumcuların Covid-19 nedeniyle kapalı olduğu süreler içinde bile çoğu zaman aldığımız telefonlarda hep altın satımlarıyla değil alımlarıyla karşılaştık. Bu açıdan son 3 haftadır da işyerleri tamamen açıldı ve 1 aylık periyota baktığımızda vatandaşın ilgi alanı, ilgi odağı tasarruf amacıyla veya ileriki dönemde yapacağı düğün altınlarının alımı safhasında bayağı bir hareket oluyor. Ama yine de şunu söylemem gerekiyor ki; eğer paranız faizdeyse, tahvildeyse, bonodaysa, borsadaysa, başka gelir getirici enstrümanlardaysa tabi herkesin karar vereceği konu ama altının son 2005 yılından beri periyoduna bakarsanız yükselme noktası 2005’de 20-22 liralardan bugün 2020, 15 senede geldiği nokta aşağı yukarı 400 lira sınırı. Bu kadar yükselen altın bundan sonra da bu kadar yükselir mi?

 

 

“Ons 5 bin dolara kadar çıkabilir tahminleri var”

Tabi altının ne yapacağını bilemez, biz de bilemiyoruz. Ama daha önceki edindiğimiz tecrübeler, özellikle en son 2008 krizinde IMF’nin sınırsız para basma ve sınırsız para dağıtma sonucu bu paraların dünya bazında gelişmekte olan ülkelere özellikle yatırım fonları aracılığıyla gelmesinden dolayı altının bin 900 onslara çıkmasına neden oldu. Bu seferki Covid-19 sonucu tüm dünya etkilendi. Özellikle Amerika ekonomisi, Avrupa ekonomisi, şimdi yavaş yavaş Güney Amerika’daki büyük ekonomiler orada da sallanmaya başladı. Bunların neticesi ne olacak? Yine IMF, yine Amerika sınırsız, karşılıksız paraları basıp, bu ülkelere veyahut dolaylı olarak diğer ülkelere verecek. Bu para arzı da her ne kadar ülkelerin kendi ekonomilerinde dönecekse de ekonomi içinde dönen paranın tasarruf kısmı da mutlaka bir yere gelecek. Bu da faizi yüksek ülkelerde faize, faizi düşük ülkelerde getirisi yüksek olan kazanç kapıları; borsa, altın, petrol veyahut gümüş gibi metalara yönelecek. Burada yine dünyanın gözü kulağı veyahut vatandaşın, herkesin, bireylerin gözü kulağı olan altın ön plana çıkıyor. Zaten son dönemde gerek yurtdışındaki gerekse ülkemizdeki ekonomistlerce yapılan araştırmalar veya kritikler altının çok uzun bazda değil 2020-2021 yılları içinde söylemesi çok kolay ama biri yerde de çok zor olan ons fiyatının 2 binler, 3 binler, 4 binler, 5 binler olacağı tahmini yapılıyor. Bunlar olur mu olmaz mı zaman içinde göreceğiz. Ama olmaması için de hiçbir sebep yok.

 

“Altın geri gelir ama”

Altın geri gelir mi? Herkesin aklında fikrinde altın düşer mi diye bir soru var. Elbette 400 liraya çıkan altın biraz gerileme yapacaktır. Zaten gerileme yapmadığı noktada altının yükselmesi sıhhatli olmaz. Daha keskin bir dönüş yapabilir. O açıdan belki bugün 380 lira seviyelerinde gezen altın 370 liraya, 360 liraya, belki belki 350 liraya bile düşebilir. Ama ben bu her bir düşüş kademesinin altın alacaklar, altın yatırımı yapacaklar için alım fırsatı olduğunu görüyorum. Kimse paniğe kapılmadan; ihtiyacı olan altınını satsın, ihtiyacı olmayan altınını elinde tutsun. Ama ben altın; her ne kadar 360-350 liraya da düşebilir dense de hiçbir veri tabanı olmadan düşebilir diyenlere karşı yine de bu fiyatların bile kısa vadede para lazım değilse, 15 gün 1 ay demiyorum, ama 1 ay, 2 ay, 3 ay para lazım olmayan kişilerin veya uzun vadede parası kenarda duracak kişilerin altın yatırımının oldukça getirisinin yüksek olacağını tahmin ediyorum.

 

“Düşme şansı yüzde 10, yükselme şansı yüzde 90”

Bu tahmin yine yılların verdiği bir tecrübe veya fazla araştırma ve okumadan kaynaklanıyor. Çünkü ben altın satıcısıyım, kuyumcuyum sonuçta, hem satarım hem alırım. Bizim iki tane işimiz var; hem satmak, hem almak. Biz altın çıksa da alım yapıyoruz, düşse de alıyoruz fark etmiyor. Ama altın yatırımcıları bizim fikirlerimiz doğrultusunda hareket ederlerken, onları da yanıltmamamız gerekiyor. Ben bu güne kadar bizim İstanbul piyasasında kendini üstat olarak gören kişilerin yıllardır “altın düşecek” teranelerine hep gülümseyerek bakmıştım ve hala yine gülümseyerek bakıyorum. Altının düşme şansı yüzde 10’sa, çıkma şansı yüzde 90. O açıdan altına yatırım yapan pek kaybetmez.

 

“Covid-19’la birlikte altın en çok tercih edilen yatırım aracı”

Piyasadaki kuyumcu arkadaşların iş potansiyellerine bakarak da bir değerlendirme yapacak olursak; Balıkesir’deki kuyumcuların 60 tanesi1,5-2 ay kapalıydı. Vatandaşın her güvendiği kuyumcu açık olmadığı için alışveriş yapma isteği biraz kursağında kaldı. İşyerlerimizi açmamızla birlikte tasarruf aracı olacak altınlara yönelmenin fazla olduğunu gördüm. Bu konuda vatandaşı demek ki yaptığımız kritiklerle bilinçlendirebilmişiz. Fuzuli, çok lüks altın ihtiyacı muhakkak olacaktır, fakat onlara olan yatırımın biraz daha azaldığını, özellikle tasarruf aracı olan altın kısmının daha etkili olduğunu; bilezik gibi, ziynet altın gibi, has altın gibi, Cumhuriyet Ata lirası gibi altınlara vatandaşın tercihinin daha fazla olduğunu gördüm. Bu meyanda tabi esnaf arkadaşlarımızın iş, hareket kabiliyeti biraz fazlalaştı.

 

“İstanbul piyasasının açılmasıyla birlikte altın temini kolaylaşır”

İstanbul piyasasının kapalı olması münasebetiyle altın darlığı yaşadık mı, yaşadık. Nasip olursa 1 Haziran’da serbestlik başlıyor. Darphane sürekli çalıştı ama İstanbul’a geliş-gidişlerimiz olmadığı için altın getirme-götürme, alma işlemlerimiz bizim kısıtlıydı. Bu açıdan önümüzdeki haftadan itibaren piyasadaki vatandaşın tercih edeceği altınların da daha bol miktarda, alım-satım oranlarının daha az şekilde bir piyasa olacağını umut ediyorum.

 

“Vergi artışıyla bankaların altın işlemleri azalır”

Hatırlanacağı gibi bankalar bile bu sıkıntılı günlerde bu mesafeyi (alım-satım) 5-8 liraya kadar 1 gram altında çıkardılar. Çünkü altın piyasasının 19 Mart’tan sonra nereye gideceğini kimse kestiremedi. Hep yukarıya dedik ama ne kadar yukarıya gideceğini kestiremediği için bankaların alım-satımlardaki fiyat marjı gramda 30 liraya kadar çıktı. Bankalar saat 17.00’den sonra bizim piyasadan alırken 20 lira aşağıya, satarken 20 lira yukarıya fiyat verdi. Yani 1 gram altında 40 lira gibi marjları koyuyorlar. Bunlar da tedirginlikten kaynaklanıyor. Bankalar 24 saat işlem yaptıkları için altındaki düşmeye ve çıkmaya karşı tedirginlikten kaynaklandı. Geçtiğimiz hafta çıkan bir kararnameyle de bankalardan alınacak döviz ve altınlara devletin binde 2 olan vergi oranını yüzde 1’e çıkarması sebebiyle bankalardaki altın trafiğinin eskisi gibi çok hızlı olacağını tahmin etmiyorum. Bir de vatandaşlara şunu tavsiye ediyorum; here zaman sıcak altın kârlıdır. Yani sıcak altın dediğim de elinde olan altındır. O açıdan yine de vatandaşımız yastık altında, cebinde veya cüzdanında altını tutmasını sever.

 

“Uzun vadede kazanmak isteyenler altın alabilir”

İmkanı olan; kısa vadede para lazım değilse, uzun vadede parasını kenarda tutmak isteyen, panik yapmadan altın alabilir. Altın düştü diye aldıktan sonra hayıflananlar, zaman içinde görecekler ki altın yine üst noktalara geldiğini görüp belli bir kazanç elde edeceklerini umuyorum.

 

“Dolar ve avrodan uzak durun”

Vatandaşın daha çok hareket kabiliyeti olduğunu tahmin ettiği veya cüzdanında sıcak durduğu döviz hadisesine de değinmek istiyorum. Lütfen dövizden; dolardan, avrodan uzak durun. Son 15 gün 1 ay önce görüldüğü gibi Türk parası bir gecede muazzam değer kaybetti. Millet zannetti ki ekonomi çok kötü, Türkiye batıyor, Türkiye gidiyor. Bu oyunlar 2 sene önce yine oynandı. 7 liradan döviz alındı, ama döviz 5 liraya kadar geri geldi.15 gün önce 7,25-7,30-7.40’ları gören döviz şu an 6,70-6,80’lere yeniden geri geldi. Ben dövizin belki biraz daha düşeceğini tahmin ediyorum. O açıdan döviz bir kağıt parçası. Bakın dövizin yükselmesi ekonomiye muhakkak bağlı ama 20 senedir döviz her gün yükselecek diyen insanlar görüyor ki bunları tamamen siyasi kaygılarla söylüyorlar. Dövizin yükseleceği yok. Belli oranda döviz yükseliyor, hareket ediyor. Ama geri gelme ihtimali ekonomiye bağlı olarak çok daha çabuk oluyor. O açıdan dövizden mümkün mertebe uzak durun, dövizden yanmayın. Ve nihayet 15 gün önce bu kadar döviz alan birçok vatandaş oldu ve yine yandılar. Yine aldıkları fiyata çıkmasını bekleyip zarardan kurtulalım, dövizden kurtulalım düşüncesine dalacaklar. O açıdan biri kağıt parçası, biri meta. Altın ve gümüşün önü açık. Altın ve gümüş alanın ben kaybetmeyeceğini söylüyorum.”

EN ÇOK KAZANANLAR
    EN ÇOK KAYBEDENLER
      EN ÇOK İŞLEM GÖRENLER
        BUGÜN 1000TL NE OLDU?
        • -

          BORSA

        • -

          DOLAR

        • -

          EURO

        • -

          ALTIN

        KUR ÇEVİRİCİ

        Para Birimi

        Çevrilecek Para Birimini Seçin

        Tüm hakları saklıdır. Haber, resim, röportaj gibi her türlü içeriğinin tüm telif hakları politikam.com’a aittir. politikam.com İHA / İHLAS HABER AJANSI üyesidir.