POLİTİKA

ALDIM VERDİM BEN SENİ YENDİM

ALDIM VERDİM BEN SENİ YENDİM
ERSAN ASLANTAŞ
ERSAN ASLANTAŞ( ersanaslantas@gmail.com )
203 defa
09 Ekim 2019 - 0:14

Maçı önce aldık, sonra verir gibi olduk sonunda yenmeyi bildik…

Çocukluğumuzda takımları kurarken adam almak için ayakla sayar “aldım verdim ben seni yendim” derdik. Yani “her an her şey olabilir, ama benim hedefim kazanmak” demek gibi bir şeydi bu. Bizim yaşıtlar bilir bu sokak oyunlarını. Zorlu Boluspor maçının heyecanı da bana bu başlığı attırdı.

Neden zorlu?

Çünkü sezona son yılların en ateş çemberi içinde bir ahval ile başladık. Üstelik çember de daralmaktaydı.  Buna karşın İstanbulspor ve Altay deplasmanlarında kaybedilen üç puana rağmen bir geceliğine de olsa yıllar sonra lider koltuğuna oturulacaktı. İşte bu sebeple zorluydu. Bundan sonraki her maç gibi.

Bir yandan maçı izlerken, bir yandan da maçın spikerini kulaklıkla dinleme alışkanlığı gelişti son zamanlarda. Zira bazen çok ilginç anekdotlar yakalanıyor. Nitekim maçın spikeri daha maçın başında şu cümleyi kurdu “Balıkesirspor lige tutunma mücadelesi vererek başladı ancak artık hedefler daha başka şeklinde diye yorumlamak lazım.” Kaldı ki maç sonu basın toplantısında da artık hedefi bir tık büyütmek, en azından ligi domine eden grup içinde kalma hedefi telaffuz edildi. Bunlar çok sevindirici.

Gelelim maça:

Maça hızlı ve daha istekli başlayan taraf Balıkesirspor oldu. Kendi evindeki gücü tescillenen Balkes psikolojik üstünlüğü de maç sonuna kadar diri tutmayı başardı. Her zaman dile getirdiğimiz on ikinci adamı da ayakta alkışlamak lazım. Her hafta daha da artması için umutlandığımız taraftar sayısı yine üç binleri ancak buldu ama sahaya hükmetmeyi başardı. En çok da Maraton’un daha çok dolu olmasını arzu ediyorum. Çünkü kameralar Türkiye’ye hep oradaki heyecanı gösteriyor. Elbette sayı az da olsa hakkını veriyorlar ama gönül TV ekranlarından da ülkeye bir güzel yansısın istiyor işte.

Kalemizde gördüğümüz iki gol hemen her kaleci için oldukça zor pozisyonlardı. Kalecinin yapacak bir şeyi olmadığı cinsten. Ama maç boyunca Vuko’nun oldukça kritik kurtarışları ve topu oyuna sokuşu takımın diriliği ve inancı için ateşleyici durumdaydı. Nitekim 19. Dakika Vukoviç’e şükranlarımızı sunduğumuz jeneriklik bir kurtarışa sahne oldu.

Savunma hattımız bu ligin en oturmuş defanslarından biri. Soğukkanlı, ne yaptığını bilen çabuk refleks veren, çabuk çıkan bir anlayışa sahip. Lig maratonunu az gol yiyen takımlardan biri olarak tamamlayacağımıza inancım tam. Dahası bir aksilik olmazsa önümüzdeki maçlarda, atılan gollerde de katkısı en çok olan savunmalardan birini izliyor olacağız.

Okan tecrübesiyle sağ kanadın hem savunmasına, hem de hızlı bindirmelere katkı sağlıyor. Zaman zaman ufak aksamalara rağmen. Doğa İçin şunu söylemem lazım; önümüzdeki sezonlarda Süper Lig’de görebileceğimiz bir futbolcu bence. Şaka değil bunu yürekten yazıyorum. Ancak önündeki sağ kanat oyuncusu Doğa’nın performansını değiştirebiliyor. Bunu zamanla aşarak her şart altında çok daha iyi bir sol bek olmayı başaracağına inancım tam. Halil Çolak için mevkiinin hakkını daha fazla vermesi gerekli diye yazmıştım daha önceki yazılarımda. Evet, yetenekli ama esas olan mevkiinin gereğini oyunda kaldığı tüm zamana yayarak ciddiyetle ortaya koyması. 6. Dakikadaki etkili atağımızın mimarı Çolak’tı. Golle sonuçlansaydı şu an başka şeyler yazıyor olacaktık ama futbol böyle bir şey işte.

Mrsiç bildiğim kadarıyla bir sakatlıkla mücadele ediyor. Giresunspor maçında kadro alamadı. Boluspor maçında tek devre oynadı. İkinci yarı sahada olamamasını sakatlığına bir önlem olarak yorumladım. Ama oyunda olduğu süre içinde ne kadar etkili olabileceğini gösterdi. Okan’ın şutu rakip savunmadan sekerek Mrsiç’in ayağına geldiğinde bulunduğu açıda kendinin ne yapabileceğini bilen bir futbolcunun zekâsıyla net ve soğukkanlı kullandı gol vuruşunu. Birkaç dakika sonra yine uzaktan ve yerden bir kez daha şansını denedi. Duran toplar için de etkili bir silah olacaktır.

Soyunma odasına eşitlikle götüren golün ayak sesleri 30. Dakikadan itibaren duyulmaya başladı açıkçası. Skoru korumada yaşadığımız zafiyet endişesiyle devre arasına gidildi.

1-1’lik skorun ardından doğal olarak Boluspor’un oyunu soğutma çabalarını gözlemledik. Evinde henüz yenilgi görmemiş Balıkesispor’dan bir puan koparmak elbette çok kıymetliydi. 1-2’lik skor ise bizim için hüsran, Boluspor için mucize demekti. Ancak 65. Dakikada Ali Tandoğan’dan sihirli dokunuş geldi. Maçı kimin daha çok istediğini ispat eden gol, oyuna girer girmez saniyeler içinde Aly Malle’den gelince Atatürk Stadyumu’nda diriliş başladı. Ve Glumac son noktayı koydu…

Yukarıda da değindiğim gibi, hem goller hem de asistlerle savunma oyuncularının skora daha çok etki edeceği bir sezon izleyeceğiz inşallah. Önceki sezonlarda o kadar istemesine ve denemesine rağmen yan toplardan gol bulamayan Glumac, rakip ceza sahasında kule olup bize daha çok gol sevinci yaşatacak. Çünkü bu yan toplar eminim ki daha çok çalışılıyor.

Şimdi bu noktada şu tespiti bir kez daha altını çizerek ortaya koymak gerek.

Oğuzhan, Furkan, Rahmi Anıl, Serdar Güncü gibi alt yapıdan kazandığımız değerler, Vuko, Glumac, Okan ve Doğa gibi artık Balıkesirli olmuş isimler, geçen sezonla bu sezon arasında belirgin performans farkını ortaya koyan Otoo ve Foxi ile oluşan iskelet kadroyla tevazu içinde yol aldığımız şu günler, 2013 ruhunu anımsatmıyor mu?

Hatırlayın o iki üç sezonda da birlik ve dirlik içinde birbirini çok iyi tanıyan iskelet kadroyla mucizeler yaratılmadı mı? Bu sezon Erzurum gibi, Bolu gibi şampiyonluk hedefini açıkça ilan ederek çok para harcayan takımlar gibi önemli rakiplerle sıralamayı karşılaştırdığımızda bu ruhu matematiksel olarak da görüyoruz…

Milli maç arası gibi uzun aralar bazen yaramıyor. Özellikle bir galibiyet serisinden hemen sonra olunca nedendir bilmem biraz soğutuyor seriyi. İnşallah bu uzun ara böyle olmayacak. Umudum Ankara’da bir deplasman zaferiyle şeytanın bacağının kırılması.

Şimdiden deplasman yolcusu arma aşıklarına kazasız, belasız puan veya puanlarla dönülen deplasmanlar dileyelim…

Sağlık ve esenlikle kalın…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Tüm hakları saklıdır. Haber, resim, röportaj gibi her türlü içeriğinin tüm telif hakları politikam.com’a aittir. politikam.com İHA / İHLAS HABER AJANSI üyesidir.